4 Aralık 2011 Pazar

Nagazaki'de Çocuklar


            Nagazaki’yi insan her duyduğunda garip bir ürperti sarıyor her yanını.Cümleye nerden gireceğini bilemeden kalıyorsun.Yutkunmak isteyip yutkunamıyorsun.Yapılan hiçbir şeye anlam veremiyorsun.Derin bir sessizlik kalıyor sadece geriye.
            O uğursuz günde insanlar her zamanki gibi yataklarından kalkmıştı.Çocuklar erkenden haylazlık peşinde koşmaya başlamışlardı.Gözleri çekikti ama onlarda bizim gibi çocuklardı.Saklambacı ve şekeri seviyorlardı.İnsanlar savaşın zorlukları içindeydiler.Hayata bir şekilde tutunmaya çalışıyorlardı.Daha iyi bir geleceğin hayali içindeydiler.O sabah bir uçak geçiyordu sadece şehrin üzerinden.Pırıl pırıl parlıyordu kanatları.Çocuklar merakla onu izliyordu.Uçak olup uçuyorlardı hayallerinde.Bir nokta düşmeye başladı sonra ve büyük bir ışık sardı her yanı.İnanılmaz bir sıcaklık dalgası vurdu önce insanları.Daha ne olduğunu anlamadan kül oldu kimileri.İlk on saniyede şehrin merkezini şok dalgası vurdu ve kırk bin kişi ayrıldı güzel şehirlerinden.Geride kalanlara daha büyük acılar kaldı sadece.Koca şehir bir ateş topu gibi yanıyordu.İnsanlar kollarından dökülen derilerinin acısıyla hayaletler gibi yürüyorlardı.Cehennem dünyaya gelmişti sanki.Nehirden insan cesetleri akıyordu.Nagazaki kırmızıya boyanmış,can çekişiyordu.Çocukların seslerinin yerini insanların acı çığlıkları almıştı.
       Washington’da toplantı odasına kısa bir mesaj geldi sadece.”Görev tamamlandı.”Komutan mesajı okuyup masadan kalktı ve günlük programına devam etmek için odasına gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder